"aralardan görebildiğin kadarıyla"

 artık başlanmalı. 








yıllardır, ara ara, ve tam da bitirmeye kıyamadan, ve sanki kitabı tamamladığında, tamamen hayatından gidecek hissini taşımamak için, ve bu yüzden bitirmeye kıyamadan, 

elimde, yamacımda tuttuğum kitaplardan biri, Haluk'a Mektupları, okurken, 

... sana da mektuplar yazmayı - öyle mektup kağıdıydı, zarfıydı, puluydu, postalanmasıydı, değil de -, mektup yazmak istemeyi, yazabileceğimin sen olacağı, yazabileceklerimi ancak sana gönderebileceğimi, 

...

çok geciktirdim, uzun zamandır aklımda olandı. 

Karaburun Yarımadası'na gelmemiştim daha önce, duyardım koylarını, bakirliğini de fırsat olmadıydı. Vesile oldu, 1981'de okula başladığım arkadaşlar ile bir haftalığına toplanalım dedik, günlerce kalabileceğimiz bir yer aradık, hem kalabalıklığımız ile sığabileceğimiz, yerleşebileceğimiz bir yer bulmak, hem de bu toplanmanın - ruhuna - uygun güzellikte bir yer bulmak... 
: gönderilen fotoğraflarıyla, Mordoğan-Manal koyuna yükseklerden bakan bir ev bulduk, güneşi tam da karşısından, Hekim ve Uzun Adalarının silüetleriyle doğuran, 
: yükseklerdelik ve genişlik hisleriyle "göğüs kafesinin" rüzgarla, nefeslerle dolacağını düşündürten


: geldiğimizde, kullanılan fotoğrafların eski olduğunu anladık, oturabileceğimiz terasın, kalacağımız odaların tam karsısında tamamlanmamış bir inşaat, 
ancak, kenarlarından, takılmamış pencerelerin arkadan aldığı ışık aralarından görebildiğimiz kadarıyla... 

yarım dolan göğüs kafesiyle... 


sana yazmak istediklerim tam da böyle bir seydi, denk geldi. tam da "aralardan görüp de, aralardan da olsa görebilecek olduklarına ulaşma çabasındayken karşılaştıklarınla, hissettiklerinle, hep aralardan görülenlerin bir gün gelecek ve bir eşleştirmeyle tüm görüntüler tamamlanacak - ümidi, ya da, eminliği ile - 


başladım. 



Gözlerinden öperim. 

 







p.s. Ah hocam ah canım hocam sabah sabah nasıl ağlatmak böyle içimi umutla doldura doldura 🥲

İçimde sizin sesinizle düşünüyorum çoğu zaman, anlatıyorum ve o sesle cevaplıyorum. Ama sizin kelimelerinize, bakacağınız yere nasıl ihtiyacım vardı. Hissettiniz de mi yoksa? Bir ömür hediyesi hocam bu, bir fidana can suyu.

Mektuplarınızı ve sonbaharda kocaman sarılmayı iple çekiyorum hocam!



Yorumlar

  1. Ah hocam ah canım hocam sabah sabah nasıl ağlatmak böyle içimi umutla doldura doldura 🥲

    İçimde sizin sesinizle düşünüyorum çoğu zaman, anlatıyorum ve o sesle cevaplıyorum. Ama sizin kelimelerinize, bakacağınız yere nasıl ihtiyacım vardı. Hissettiniz de mi yoksa? Bir ömür hediyesi hocam bu, bir fidana can suyu.

    Mektuplarınızı ve sonbaharda kocaman sarılmayı iple çekiyorum hocam!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar